Diploma Denklik İptal Davası ve Kazanılmış Hakların Korunması

diploma denklik iptal davası

Diploma Denklik İptal Davası ve Kazanılmış Hakların Korunması

Diploma Denklik İptal Davası ve Kazanılmış Hakların Korunması 1024 576 Şerife Duran

Üniversiteler arası denklik, yükseköğretim sisteminin ulusal ve uluslararası düzeyde işleyişini sağlayan temel mekanizmalardan biridir. Ancak özellikle yurt dışı yükseköğretim kurumlarından alınan diplomaların tanınması ve denklik verilmesi sürecinde yaşanan sorunlar, bireylerin eğitim ve çalışma haklarını doğrudan etkileyebilmektedir. Bu yazımızda, idari bir işlem olan denklik kararının geri alınmasını, bu işlemin diploma denklik iptal davası boyutunu ve kazanılmış hak ilkesi çerçevesindeki hukuki korumayı inceleyeceğiz.

Türkiye’de yükseköğretim diplomalarının tanınması ve denklik işlemleri esas olarak idari bir faaliyet olup, kamu gücü kullanımı söz konusudur. Bu nedenle denklik verilmesi kadar, verilen denkliğin sonradan iptal edilmesi de ciddi hukuki sonuçlar doğurmaktadır.

Denklik Kavramı ve Hukuki Niteliği

Denklik; bir yükseköğretim kurumundan alınan diplomanın, başka bir ülkedeki veya aynı ülke içindeki bir yükseköğretim kurumunun verdiği diploma ile akademik ve mesleki açıdan eşdeğer sayılmasıdır. Türkiye’de bu işlem, kamu gücü kullanılarak tesis edilen, tek taraflı ve idarenin takdir yetkisini içeren bir idari işlemdir. Hukuki açıdan denklik kararı:

  • İdari işlem niteliğindedir,
  • Tek taraflıdır,
  • Hukuki sonuç doğurur,
  • İdarenin takdir yetkisini içerir.

Özellikle yurt dışı üniversiteler söz konusu olduğunda; müfredat, eğitim dili ve akademik kadro gibi kriterler devreye girmektedir. İdarenin bu kriterlere dayanarak verdiği denklik kararları, idare hukuku ilkelerine tabi olup yargı denetimine açıktır.

Yurt İçi ve Yurt Dışı Üniversiteler Arasında Karşılıklı Denklik

Yurt içi üniversiteler arasında denklik sorunu genellikle sınırlı olmakla birlikte, yurt dışı üniversiteler söz konusu olduğunda müfredat, öğretim süresi, akademik kadro ve eğitim dili gibi kriterler önem kazanmaktadır. Bazı ülkelerle yapılan ikili anlaşmalar karşılıklı tanımayı kolaylaştırırken, bu anlaşmaların değişmesi veya sona ermesi halinde geçmişte verilen denklik kararlarının akıbeti tartışmalı hale gelmektedir.

Denklik İptali ve İdari İşlemin Geri Alınması

Hukukumuzda denklik iptali, idarenin daha önce tesis ettiği bir denklik kararını ortadan kaldırması, yani “idari işlemin geri alınması” anlamına gelir. Kural olarak idare, hukuka aykırı işlemlerini geri alabilir. Ancak hukuka uygun tesis edilmiş ve kişiye hak sağlayan işlemlerin geri alınması, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. İdare hukukunda kural olarak:

  • Hukuka aykırı idari işlemler geri alınabilir,
  • Hukuka uygun ve kişiye hak sağlayan işlemler ise kazanılmış hak doğurur.

Burada en kritik nokta, kazanılmış hak ilkesidir. Denklik kararı;

  • Hukuka uygun şekilde verilmişse,
  • Kişi lehine sonuç doğurmuşsa,
  • Ve uzun süre uygulanmışsa,

Bu kararın iptali hukuka aykırılık teşkil eder. Bireyler, diploma denklik iptal davası süreçlerinde sıklıkla bu argümana dayanmaktadır. Çünkü denklik kararları, bireylere meslek icra etme ve çalışma imkânı tanıdığından, kazanılmış hak doğurucu niteliktedir. İdarenin, bireylerin kendisine duyduğu güveni boşa çıkaracak şekilde, uzun süre uygulanmış kararları keyfi olarak geri alması hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Denklik iptali, idarenin daha önce tesis etmiş olduğu denklik kararını hukuki sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırması anlamına gelmekte olup, idare hukukunda “idari işlemin geri alınması” kurumu kapsamında değerlendirilmelidir.

İdari işlemin geri alınması, kural olarak yalnızca hukuka aykırı işlemler bakımından mümkün olup, hukuka uygun olarak tesis edilmiş ve kişiye subjektif hak sağlayan işlemlerin geri alınması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Denklik kararları, bireylerin eğitimlerini sürdürmeleri, mesleki unvan kazanmaları ve kamu ya da özel sektörde istihdam edilmeleri bakımından doğrudan sonuç doğurduğundan, bu kararların geri alınması kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkeleri açısından titizlikle değerlendirilmelidir.

Özellikle denklik kararının uzun süre uygulanmış olması ve ilgili kişinin bu karara güvenerek hukuki ve fiilî durumunu şekillendirmiş bulunması hâlinde, idarenin geri alma yetkisinin sınırlandığı kabul edilmelidir. Aksi yöndeki uygulamalar, idarenin takdir yetkisinin ölçüsüz kullanımı sonucunu doğuracak ve idari işlemlerin istikrarı ilkesini zedeleyecektir.

Yargı Yolu: Diploma Denklik İptal Davası ve Yürütmeyi Durdurma

Denklik iptali işlemleri, idarenin tek taraflı iradesiyle bireylerin çalışma haklarını elinden alan işlemler olduğundan idari yargı denetimine tabidir. Mağduriyet yaşayan ilgililer, idare mahkemelerinde diploma denklik iptal davası açabilmektedir.

Bu davalarda dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri yürütmenin durdurulması talebidir. Denklik iptali işlemi uygulandığında, kişinin mesleğini yapamaması veya işini kaybetmesi gibi telafisi güç veya imkânsız zararlar doğabileceğinden, mahkemelerden işlemin yürütmesinin durdurulması istenmelidir. Mahkemeler, işlemin açıkça hukuka aykırı olup olmadığını ve doğacak zararları gözeterek karar verirler. Ayrıca, iptal işlemi nedeniyle uğranılan maddi-manevi zararlar için tam yargı davası açılması da mümkündür.

Yargı Denetimi ve Uyuşmazlıklar

Denklik iptali işlemleri idari yargının denetimine tabidir. Uygulamada bu tür uyuşmazlıklar:

şeklinde yargıya taşınmaktadır.

Denklik iptali işlemleri, idarenin tek taraflı irade açıklamasıyla tesis edilen ve bireylerin eğitim, meslek ve çalışma haklarını doğrudan etkileyen idari işlemler niteliğindedir. Bu nedenle söz konusu işlemler, hukuk devleti ilkesi gereğince yargısal denetime tabi olup, idarenin takdir yetkisi yargı mercilerince sınırlandırılmaktadır. İdari yargı denetimi, denklik iptali işleminin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka uygunluğunu kapsamaktadır. Özellikle işlemin sebep unsurunun somut ve nesnel verilere dayanıp dayanmadığı ile amaç unsurunun kamu yararıyla örtüşüp örtüşmediği, yargısal incelemede belirleyici rol oynamaktadır.

Denklik iptaline ilişkin uyuşmazlıklar, kural olarak idari yargı alanına girmekte olup, ilgililer tarafından idare mahkemelerinde iptal davası açılabilmektedir. Denklik iptali işleminin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğması muhtemel olduğundan, davacılar çoğu durumda yürütmenin durdurulması talebinde de bulunmaktadır. Mahkemeler bu talepleri değerlendirirken, işlemin açıkça hukuka aykırı olup olmadığı ile uygulanması hâlinde doğacak zararların ağırlığını birlikte gözetmektedir. Ayrıca denklik iptali nedeniyle uğranılan maddi veya manevi zararların tazmini amacıyla tam yargı davası açılması da mümkündür.

Yargısal denetimde, denklik kararının geçmişte hukuka uygun şekilde tesis edilip edilmediği, ilgilinin bu karara güvenerek hukuki durumunu şekillendirip şekillendirmediği ve iptal işleminin kazanılmış hak ile hukuki güvenlik ilkelerini ihlal edip etmediği özellikle incelenmektedir. Bu çerçevede idari yargı, idarenin sınırsız bir geri alma yetkisine sahip olmadığı yönünde istikrarlı bir yaklaşım sergilemekte; uzun süre yürürlükte kalmış ve birey lehine sonuçlar doğurmuş denklik kararlarının iptalini, ancak istisnai ve ağır hukuka aykırılık hâllerinde hukuka uygun kabul etmektedir.

Sonuç

Üniversiteler veya YÖK tarafından verilen denklik kararlarının iptali, bireylerin tüm gelecek planlarını etkileyen ağır sonuçlar doğurur. İdari yargı, idarenin sınırsız bir geri alma yetkisine sahip olmadığı görüşündedir. Bu nedenle denklik iptali işlemleri, idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmekle birlikte, kazanılmış hak, hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkeleriyle sıkı biçimde sınırlandırılmalıdır.

Hukuka uygun olarak tesis edilmiş, üzerinden uzun zaman geçmiş ve birey lehine sonuç doğurmuş yurt dışı diploma denkliklerinin iptali, istisnai haller dışında hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Bu tür bir işlemle karşılaşıldığında, kazanılmış haklarınızı korumak adına sürecin uzman bir idare hukuku avukatı ile yönetilmesi ve diploma denklik iptal davasının takibi büyük önem taşır.

Şerife Duran

Avukat Şerife DURAN, 1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. Asliye Ceza Mahkemesi, Sulh Hukuk Mahkemesi, Kadastro Mahkemesi, Türkiye Adalet Akademisi’nde ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nde hakimlik görevinden sonra avukatlık yapmaya başlamıştır. Selçuk Üniversitesi Özel Hukuk Anabilimdalı Avrupa Birliği Hukuku alanında yüksek lisans yapan DURAN, doktora öğrencisi olup evli ve 3 çocuk annesidir.

All stories by:Şerife Duran

Leave a Reply